En yeni gelişmelerden haberdar olmak için, lütfen eposta ile ücretsiz üye olun.

IMKB 100100237-0,10
Amerikan Doları5,7344 ₺0,63 %
Euro6,3129 ₺0,20 %
Sterlin7,1419 ₺-0,28 %
Altın280,0800 ₺1,64 %
Bileşik Faiz14,96-0,47
Cumhuriyet Altını1863,041,39

Yazarlarımızdan Yazılar

Güncel Duyurular

Ekonomi Haberleri

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) TCMB'nin politika faizini 325 baz puan düşürerek yüzde 19,75'ten yüzde 16,50'ye çekmesinin otomotiv sektörüne etkilerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Genel olarak otomotiv satışlarını etkileyen 3 ana unsur bulunduğunu ifade eden Bilaloğlu, "Bunların birisi, araçların fiyatları... Bunun içinde döviz kurları ve vergiler de yer alıyor. İkincisi, tüketicinin güveni ve üçüncüsü de araçların finansman imkanları... Bu da aslında bankanın kredi verme iştahı ve faiz oranlarıyla direkt olarak ilintili." diye konuştu.

Yaptıkları hesaplara göre, genelde araç finansmanı yüzde 1 seviyesine geldiğinde pazarın büyüdüğünü aktaran Bilaloğlu, Türk tüketicisinin finansman imkanı bulduğunda ve aracını yüzde 1'le finansman edebildiğinde pazarın da olumlu geliştiğini ifade etti.

Bilaloğlu, TCMB'nin faiz kararını olumlu bulduklarını belirterek, "Merkez Bankası'nın atmış olduğu adım, bizim açımızdan çok doğru yönde bir adım. Çünkü bu yüzde 1'in illa ki Merkez Bankası faiziyle buluşması gerekmiyor. Kampanyalarla birlikte oraya gelmesi yeterli. Çünkü birçok marka, faiz destek kampanyası yapıyor. Faizlerin inmesi, kampanyalarla birlikte tüketici finansmanlarının o seviyelere gelme ihtimalini artırdı. Bunun da tabii ki birinci el satışlara çok pozitif etkisi olacağı aşikar." diye konuştu.

"FAİZ İNDİRİMİ TOPLAM PAZARI 400 BİN SEVİYESİNE TAŞIMA POTANSİYELİNE SAHİP"

Ali Bilaloğlu, faiz indirimi sonrası otomotiv satış beklentilerinin de arttığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Faiz indiriminden önceki durumla mukayese edersek herhalde faiz indirimi sonrası toplam pazar beklentisi yüzde 50 civarında arttı. ODD'nin en son açıkladığına göre, toplam yıl sonu satış beklentisi 350 bin civarındaydı. Daha yeni bir rakam, ODD üyelerden henüz rakam almadı. Bu çalışmalar şu an yapılıyor. Bu yüzden şu an bir tahmin rakamı verecek olursam, faiz indirimi, toplam pazarı 400 bin seviyesine taşıma potansiyeline sahip."

VOLKSWAGEN'İN OLASI YATIRIMI

ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, Türkiye'de yatırım yapacağı konuşulan Volkswagen'in olası yatırımına ilişkin de, "Buna ODD Başkanı ve bir vatandaş olarak cevap vereceğim. Türkiye'ye gelecek ve istihdam sağlayacak her türlü yatırıma kucak açmamız ve bunu da desteklememiz gerekiyor. Bir Türk vatandaşı olarak söylüyorum; inşallah Volkswagen yatırımı gelir ve gazetelerde yazıldığı gibi 7 bin, 8 bin kişiye istihdam sağlarız. Türkiye'de otomotiv sanayisindeki ciddi bir oyuncunun Türkiye'de yer alması otomotiv sanayisi için de kötü değil, iyi olur diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038508">

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) TCMB'nin politika faizini 325 baz puan düşürerek yüzde 19,75'ten yüzde 16,50'ye çekmesinin otomotiv sektörüne etkilerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Genel olarak otomotiv satışlarını etkileyen 3 ana unsur bulunduğunu ifade eden Bilaloğlu, "Bunların birisi, araçların fiyatları... Bunun içinde döviz kurları ve vergiler de yer alıyor. İkincisi, tüketicinin güveni ve üçüncüsü de araçların finansman imkanları... Bu da aslında bankanın kredi verme iştahı ve faiz oranlarıyla direkt olarak ilintili." diye konuştu.

Yaptıkları hesaplara göre, genelde araç finansmanı yüzde 1 seviyesine geldiğinde pazarın büyüdüğünü aktaran Bilaloğlu, Türk tüketicisinin finansman imkanı bulduğunda ve aracını yüzde 1'le finansman edebildiğinde pazarın da olumlu geliştiğini ifade etti.

Bilaloğlu, TCMB'nin faiz kararını olumlu bulduklarını belirterek, "Merkez Bankası'nın atmış olduğu adım, bizim açımızdan çok doğru yönde bir adım. Çünkü bu yüzde 1'in illa ki Merkez Bankası faiziyle buluşması gerekmiyor. Kampanyalarla birlikte oraya gelmesi yeterli. Çünkü birçok marka, faiz destek kampanyası yapıyor. Faizlerin inmesi, kampanyalarla birlikte tüketici finansmanlarının o seviyelere gelme ihtimalini artırdı. Bunun da tabii ki birinci el satışlara çok pozitif etkisi olacağı aşikar." diye konuştu.

"FAİZ İNDİRİMİ TOPLAM PAZARI 400 BİN SEVİYESİNE TAŞIMA POTANSİYELİNE SAHİP"

Ali Bilaloğlu, faiz indirimi sonrası otomotiv satış beklentilerinin de arttığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Faiz indiriminden önceki durumla mukayese edersek herhalde faiz indirimi sonrası toplam pazar beklentisi yüzde 50 civarında arttı. ODD'nin en son açıkladığına göre, toplam yıl sonu satış beklentisi 350 bin civarındaydı. Daha yeni bir rakam, ODD üyelerden henüz rakam almadı. Bu çalışmalar şu an yapılıyor. Bu yüzden şu an bir tahmin rakamı verecek olursam, faiz indirimi, toplam pazarı 400 bin seviyesine taşıma potansiyeline sahip."

VOLKSWAGEN'İN OLASI YATIRIMI

ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, Türkiye'de yatırım yapacağı konuşulan Volkswagen'in olası yatırımına ilişkin de, "Buna ODD Başkanı ve bir vatandaş olarak cevap vereceğim. Türkiye'ye gelecek ve istihdam sağlayacak her türlü yatırıma kucak açmamız ve bunu da desteklememiz gerekiyor. Bir Türk vatandaşı olarak söylüyorum; inşallah Volkswagen yatırımı gelir ve gazetelerde yazıldığı gibi 7 bin, 8 bin kişiye istihdam sağlarız. Türkiye'de otomotiv sanayisindeki ciddi bir oyuncunun Türkiye'de yer alması otomotiv sanayisi için de kötü değil, iyi olur diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038508">Haberi Oku

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) TCMB'nin politika faizini 325 baz puan düşürerek yüzde 19,75'ten yüzde 16,50'ye çekmesinin otomotiv sektörüne etkilerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Genel olarak otomotiv satışlarını etkileyen 3 ana unsur bulunduğunu ifade eden Bilaloğlu, "Bunların birisi, araçların fiyatları... Bunun içinde döviz kurları ve vergiler de yer alıyor. İkincisi, tüketicinin güveni ve üçüncüsü de araçların finansman imkanları... Bu da aslında bankanın kredi verme iştahı ve faiz oranlarıyla direkt olarak ilintili." diye konuştu.

Yaptıkları hesaplara göre, genelde araç finansmanı yüzde 1 seviyesine geldiğinde pazarın büyüdüğünü aktaran Bilaloğlu, Türk tüketicisinin finansman imkanı bulduğunda ve aracını yüzde 1'le finansman edebildiğinde pazarın da olumlu geliştiğini ifade etti.

Bilaloğlu, TCMB'nin faiz kararını olumlu bulduklarını belirterek, "Merkez Bankası'nın atmış olduğu adım, bizim açımızdan çok doğru yönde bir adım. Çünkü bu yüzde 1'in illa ki Merkez Bankası faiziyle buluşması gerekmiyor. Kampanyalarla birlikte oraya gelmesi yeterli. Çünkü birçok marka, faiz destek kampanyası yapıyor. Faizlerin inmesi, kampanyalarla birlikte tüketici finansmanlarının o seviyelere gelme ihtimalini artırdı. Bunun da tabii ki birinci el satışlara çok pozitif etkisi olacağı aşikar." diye konuştu.

"FAİZ İNDİRİMİ TOPLAM PAZARI 400 BİN SEVİYESİNE TAŞIMA POTANSİYELİNE SAHİP"

Ali Bilaloğlu, faiz indirimi sonrası otomotiv satış beklentilerinin de arttığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Faiz indiriminden önceki durumla mukayese edersek herhalde faiz indirimi sonrası toplam pazar beklentisi yüzde 50 civarında arttı. ODD'nin en son açıkladığına göre, toplam yıl sonu satış beklentisi 350 bin civarındaydı. Daha yeni bir rakam, ODD üyelerden henüz rakam almadı. Bu çalışmalar şu an yapılıyor. Bu yüzden şu an bir tahmin rakamı verecek olursam, faiz indirimi, toplam pazarı 400 bin seviyesine taşıma potansiyeline sahip."

VOLKSWAGEN'İN OLASI YATIRIMI

ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, Türkiye'de yatırım yapacağı konuşulan Volkswagen'in olası yatırımına ilişkin de, "Buna ODD Başkanı ve bir vatandaş olarak cevap vereceğim. Türkiye'ye gelecek ve istihdam sağlayacak her türlü yatırıma kucak açmamız ve bunu da desteklememiz gerekiyor. Bir Türk vatandaşı olarak söylüyorum; inşallah Volkswagen yatırımı gelir ve gazetelerde yazıldığı gibi 7 bin, 8 bin kişiye istihdam sağlarız. Türkiye'de otomotiv sanayisindeki ciddi bir oyuncunun Türkiye'de yer alması otomotiv sanayisi için de kötü değil, iyi olur diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038508">6038508

Sun, 22 Sep 2019 11:32:53 Z

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) TCMB'nin politika faizini 325 baz puan düşürerek yüzde 19,75'ten yüzde 16,50'ye çekmesinin otomotiv sektörüne etkilerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Genel olarak otomotiv satışlarını etkileyen 3 ana unsur bulunduğunu ifade eden Bilaloğlu, "Bunların birisi, araçların fiyatları... Bunun içinde döviz kurları ve vergiler de yer alıyor. İkincisi, tüketicinin güveni ve üçüncüsü de araçların finansman imkanları... Bu da aslında bankanın kredi verme iştahı ve faiz oranlarıyla direkt olarak ilintili." diye konuştu.

Yaptıkları hesaplara göre, genelde araç finansmanı yüzde 1 seviyesine geldiğinde pazarın büyüdüğünü aktaran Bilaloğlu, Türk tüketicisinin finansman imkanı bulduğunda ve aracını yüzde 1'le finansman edebildiğinde pazarın da olumlu geliştiğini ifade etti.

Bilaloğlu, TCMB'nin faiz kararını olumlu bulduklarını belirterek, "Merkez Bankası'nın atmış olduğu adım, bizim açımızdan çok doğru yönde bir adım. Çünkü bu yüzde 1'in illa ki Merkez Bankası faiziyle buluşması gerekmiyor. Kampanyalarla birlikte oraya gelmesi yeterli. Çünkü birçok marka, faiz destek kampanyası yapıyor. Faizlerin inmesi, kampanyalarla birlikte tüketici finansmanlarının o seviyelere gelme ihtimalini artırdı. Bunun da tabii ki birinci el satışlara çok pozitif etkisi olacağı aşikar." diye konuştu.

"FAİZ İNDİRİMİ TOPLAM PAZARI 400 BİN SEVİYESİNE TAŞIMA POTANSİYELİNE SAHİP"

Ali Bilaloğlu, faiz indirimi sonrası otomotiv satış beklentilerinin de arttığına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Faiz indiriminden önceki durumla mukayese edersek herhalde faiz indirimi sonrası toplam pazar beklentisi yüzde 50 civarında arttı. ODD'nin en son açıkladığına göre, toplam yıl sonu satış beklentisi 350 bin civarındaydı. Daha yeni bir rakam, ODD üyelerden henüz rakam almadı. Bu çalışmalar şu an yapılıyor. Bu yüzden şu an bir tahmin rakamı verecek olursam, faiz indirimi, toplam pazarı 400 bin seviyesine taşıma potansiyeline sahip."

VOLKSWAGEN'İN OLASI YATIRIMI

ODD Yönetim Kurulu Başkanı Bilaloğlu, Türkiye'de yatırım yapacağı konuşulan Volkswagen'in olası yatırımına ilişkin de, "Buna ODD Başkanı ve bir vatandaş olarak cevap vereceğim. Türkiye'ye gelecek ve istihdam sağlayacak her türlü yatırıma kucak açmamız ve bunu da desteklememiz gerekiyor. Bir Türk vatandaşı olarak söylüyorum; inşallah Volkswagen yatırımı gelir ve gazetelerde yazıldığı gibi 7 bin, 8 bin kişiye istihdam sağlarız. Türkiye'de otomotiv sanayisindeki ciddi bir oyuncunun Türkiye'de yer alması otomotiv sanayisi için de kötü değil, iyi olur diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.

" target="_blank" rel="nofollow" title="Milliyet Haber">Milliyet Haber

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının borcunu erken ödeyip tapusuna hemen sahip olmak isteyen konut ve iş yeri alıcılarına yönelik indirim kampanyasına başvurular yarın başlıyor.

TOKİ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, bu yıl ikincisi düzenlenen kampanyada alıcılara peşin ödemelerde yüzde 22 indirim yapılacak.

Kampanyadan bütün borç bakiyesini kapatamayacak vatandaşlar da yararlanabilecek. Bu kişiler, borç bakiyesinin yüzde 25'inden az olmamak şartıyla yaptıkları peşin ödemelerde yüzde 22 indirim kampanyasından faydalanabilecek.

SON BAŞVURU TARİHİ 18 EKİM

Kampanyadan yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcıları, yarından itibaren 18 Ekim'e kadar ilgili bankaya başvurabilecek. Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak.

İndirim uygulaması kapsamında bulunan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının, başvuru tarihi itibarıyla TOKİ'ye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi herhangi bir borcunun bulunmaması gerekiyor.

Kampanyadan, satışları 2018 Haziran sonuna kadar yapılmış ve geri ödeme taksidi 2018 Haziran sonuna kadar başlamış konut ve iş yeri sahipleri yararlanacak. Taksit sayısı 12 ay ve daha az kalan projeler indirim kampanyasına dahil edilmedi.

Kampanyadan faydalanmak isteyenler, Gayrimenkul Satış Sözleşmesi'ni imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisi kullanabilecek.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038505">

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının borcunu erken ödeyip tapusuna hemen sahip olmak isteyen konut ve iş yeri alıcılarına yönelik indirim kampanyasına başvurular yarın başlıyor.

TOKİ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, bu yıl ikincisi düzenlenen kampanyada alıcılara peşin ödemelerde yüzde 22 indirim yapılacak.

Kampanyadan bütün borç bakiyesini kapatamayacak vatandaşlar da yararlanabilecek. Bu kişiler, borç bakiyesinin yüzde 25'inden az olmamak şartıyla yaptıkları peşin ödemelerde yüzde 22 indirim kampanyasından faydalanabilecek.

SON BAŞVURU TARİHİ 18 EKİM

Kampanyadan yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcıları, yarından itibaren 18 Ekim'e kadar ilgili bankaya başvurabilecek. Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak.

İndirim uygulaması kapsamında bulunan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının, başvuru tarihi itibarıyla TOKİ'ye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi herhangi bir borcunun bulunmaması gerekiyor.

Kampanyadan, satışları 2018 Haziran sonuna kadar yapılmış ve geri ödeme taksidi 2018 Haziran sonuna kadar başlamış konut ve iş yeri sahipleri yararlanacak. Taksit sayısı 12 ay ve daha az kalan projeler indirim kampanyasına dahil edilmedi.

Kampanyadan faydalanmak isteyenler, Gayrimenkul Satış Sözleşmesi'ni imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisi kullanabilecek.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038505">Haberi Oku

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının borcunu erken ödeyip tapusuna hemen sahip olmak isteyen konut ve iş yeri alıcılarına yönelik indirim kampanyasına başvurular yarın başlıyor.

TOKİ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, bu yıl ikincisi düzenlenen kampanyada alıcılara peşin ödemelerde yüzde 22 indirim yapılacak.

Kampanyadan bütün borç bakiyesini kapatamayacak vatandaşlar da yararlanabilecek. Bu kişiler, borç bakiyesinin yüzde 25'inden az olmamak şartıyla yaptıkları peşin ödemelerde yüzde 22 indirim kampanyasından faydalanabilecek.

SON BAŞVURU TARİHİ 18 EKİM

Kampanyadan yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcıları, yarından itibaren 18 Ekim'e kadar ilgili bankaya başvurabilecek. Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak.

İndirim uygulaması kapsamında bulunan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının, başvuru tarihi itibarıyla TOKİ'ye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi herhangi bir borcunun bulunmaması gerekiyor.

Kampanyadan, satışları 2018 Haziran sonuna kadar yapılmış ve geri ödeme taksidi 2018 Haziran sonuna kadar başlamış konut ve iş yeri sahipleri yararlanacak. Taksit sayısı 12 ay ve daha az kalan projeler indirim kampanyasına dahil edilmedi.

Kampanyadan faydalanmak isteyenler, Gayrimenkul Satış Sözleşmesi'ni imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisi kullanabilecek.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038505">6038505

Sun, 22 Sep 2019 11:28:28 Z

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının borcunu erken ödeyip tapusuna hemen sahip olmak isteyen konut ve iş yeri alıcılarına yönelik indirim kampanyasına başvurular yarın başlıyor.

TOKİ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, bu yıl ikincisi düzenlenen kampanyada alıcılara peşin ödemelerde yüzde 22 indirim yapılacak.

Kampanyadan bütün borç bakiyesini kapatamayacak vatandaşlar da yararlanabilecek. Bu kişiler, borç bakiyesinin yüzde 25'inden az olmamak şartıyla yaptıkları peşin ödemelerde yüzde 22 indirim kampanyasından faydalanabilecek.

SON BAŞVURU TARİHİ 18 EKİM

Kampanyadan yararlanmak isteyen konut ve iş yeri alıcıları, yarından itibaren 18 Ekim'e kadar ilgili bankaya başvurabilecek. Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak.

İndirim uygulaması kapsamında bulunan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının, başvuru tarihi itibarıyla TOKİ'ye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi herhangi bir borcunun bulunmaması gerekiyor.

Kampanyadan, satışları 2018 Haziran sonuna kadar yapılmış ve geri ödeme taksidi 2018 Haziran sonuna kadar başlamış konut ve iş yeri sahipleri yararlanacak. Taksit sayısı 12 ay ve daha az kalan projeler indirim kampanyasına dahil edilmedi.

Kampanyadan faydalanmak isteyenler, Gayrimenkul Satış Sözleşmesi'ni imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisi kullanabilecek.

" target="_blank" rel="nofollow" title="Milliyet Haber">Milliyet Haber

Pekcan, AA muhabirine, bakanlık olarak iç ve dış ticaret ile gümrüklerde dijitalleşmeyi yaygınlaştırmayı, elektronik platformları etkin kullanarak güvenli ve hızlı ticareti artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Bu kapsamda ticaretin kesintisiz ve hızlı işlemesi için Gümrüklerin Dijitalleştirilmesi, Tek Pencere, Konteyner ve Liman Takip Sistemi, Liman Tek Pencere Sistemi, Varış Öncesi Gümrükleme projeleri gibi birçok yenilikçi ve sonuç odaklı çalışmayı hayata geçirdiklerini anımsatan Pekcan, bakanlık hizmetlerinin tamamında elektronik sistemleri esas alan uygulamalara ağırlık verdiklerini bildirdi.

"İTHALAT VE İHRACATTA ANLIK BİLGİ SUNAN GET-APP"

Pekcan, dış ticaret yapanlara kolaylık sağlamak amacıyla ithalat ve ihracat işlemlerinin hangi aşamada olduğuna dair anlık bilgi sunan GET-APP'ın devreye alındığına işaret ederek, uygulama üzerinden gümrük işlemlerinde kullanılan elektronik belgelerin tekil veya toplu halde görüntülenebildiğini, bunun da iş yapma yeteneğine önemli katkı sunduğunu dile getirdi.

SHIP uygulamasıyla da belirli bir dönemde Türkiye'de gerçekleştirilen tüm ithalat veya ihracat işlemlerine ait ortalama sürelerin farklı değişkenlere göre hesaplandığını aktaran Pekcan, ölçülen bu süreler üzerinde istatistiki analiz metotları uygulanarak tahmin modelleri geliştirdiklerini anlattı.

Pekcan, SHIP'teki sonuçları da GET-APP'a yansıttıklarını, ithalatçı ve ihracatçılara her işlem için tahmini veriyi bu program üzerinden sunmaya başladıklarını belirtti.

İki uygulamanın sağlayacağı katkılara dikkati çeken Pekcan, şunları kaydetti:

"Türkiye'deki ihracatçı ve ithalatçılar artık ticaret işlemlerinin ortalama ne kadar süreceğine ilişkin tahmini bilgiye GET-APP üzerinden ulaşabilecek. SHIP uygulamasıyla da ihracat ve ithalat süreçlerine dair analitik değerlendirmeler yaparak, işlem sürelerini kısaltan projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Bu iki yeni uygulamamızla dış ticaret süreçlerinin izlenebilirliği sağlanacak, maliyet ve iş yapış şekilleri daha verimli yönetilebilecek."

"AKSAKLIKLARA İLİŞKİN ÇÖZÜMLER GELİŞTİRİLECEK"

Bakan Pekcan, yeni devreye alınan SHIP uygulaması sayesinde ileri düzey istatistiki analizler yaparak bakanlığın ihracat ve ithalat süreçlerinde yer alan her aktörün iş performansının ölçülebildiğini söyledi.

Ölçüm sonuçlarının dış ticaret ve lojistik süreçlerde iyileştirmeye açık alanların belirlenmesinde önemli bir referans noktası olacağını vurgulayan Pekcan, "Dış ticaret ve lojistik süreçlerindeki aksaklıklar kolaylıkla görülebilecek. Tespit edilen aksaklıklara ilişkin çözümler geliştirilecek." diye konuştu.

Pekcan, bakanlık olarak bilişim sistemlerindeki yenilikleri ve veri analiz yöntemlerini önemli bir politika aracı olarak benimsediklerini sözlerine ekledi.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038502">

Pekcan, AA muhabirine, bakanlık olarak iç ve dış ticaret ile gümrüklerde dijitalleşmeyi yaygınlaştırmayı, elektronik platformları etkin kullanarak güvenli ve hızlı ticareti artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Bu kapsamda ticaretin kesintisiz ve hızlı işlemesi için Gümrüklerin Dijitalleştirilmesi, Tek Pencere, Konteyner ve Liman Takip Sistemi, Liman Tek Pencere Sistemi, Varış Öncesi Gümrükleme projeleri gibi birçok yenilikçi ve sonuç odaklı çalışmayı hayata geçirdiklerini anımsatan Pekcan, bakanlık hizmetlerinin tamamında elektronik sistemleri esas alan uygulamalara ağırlık verdiklerini bildirdi.

"İTHALAT VE İHRACATTA ANLIK BİLGİ SUNAN GET-APP"

Pekcan, dış ticaret yapanlara kolaylık sağlamak amacıyla ithalat ve ihracat işlemlerinin hangi aşamada olduğuna dair anlık bilgi sunan GET-APP'ın devreye alındığına işaret ederek, uygulama üzerinden gümrük işlemlerinde kullanılan elektronik belgelerin tekil veya toplu halde görüntülenebildiğini, bunun da iş yapma yeteneğine önemli katkı sunduğunu dile getirdi.

SHIP uygulamasıyla da belirli bir dönemde Türkiye'de gerçekleştirilen tüm ithalat veya ihracat işlemlerine ait ortalama sürelerin farklı değişkenlere göre hesaplandığını aktaran Pekcan, ölçülen bu süreler üzerinde istatistiki analiz metotları uygulanarak tahmin modelleri geliştirdiklerini anlattı.

Pekcan, SHIP'teki sonuçları da GET-APP'a yansıttıklarını, ithalatçı ve ihracatçılara her işlem için tahmini veriyi bu program üzerinden sunmaya başladıklarını belirtti.

İki uygulamanın sağlayacağı katkılara dikkati çeken Pekcan, şunları kaydetti:

"Türkiye'deki ihracatçı ve ithalatçılar artık ticaret işlemlerinin ortalama ne kadar süreceğine ilişkin tahmini bilgiye GET-APP üzerinden ulaşabilecek. SHIP uygulamasıyla da ihracat ve ithalat süreçlerine dair analitik değerlendirmeler yaparak, işlem sürelerini kısaltan projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Bu iki yeni uygulamamızla dış ticaret süreçlerinin izlenebilirliği sağlanacak, maliyet ve iş yapış şekilleri daha verimli yönetilebilecek."

"AKSAKLIKLARA İLİŞKİN ÇÖZÜMLER GELİŞTİRİLECEK"

Bakan Pekcan, yeni devreye alınan SHIP uygulaması sayesinde ileri düzey istatistiki analizler yaparak bakanlığın ihracat ve ithalat süreçlerinde yer alan her aktörün iş performansının ölçülebildiğini söyledi.

Ölçüm sonuçlarının dış ticaret ve lojistik süreçlerde iyileştirmeye açık alanların belirlenmesinde önemli bir referans noktası olacağını vurgulayan Pekcan, "Dış ticaret ve lojistik süreçlerindeki aksaklıklar kolaylıkla görülebilecek. Tespit edilen aksaklıklara ilişkin çözümler geliştirilecek." diye konuştu.

Pekcan, bakanlık olarak bilişim sistemlerindeki yenilikleri ve veri analiz yöntemlerini önemli bir politika aracı olarak benimsediklerini sözlerine ekledi.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038502">Haberi Oku

Pekcan, AA muhabirine, bakanlık olarak iç ve dış ticaret ile gümrüklerde dijitalleşmeyi yaygınlaştırmayı, elektronik platformları etkin kullanarak güvenli ve hızlı ticareti artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Bu kapsamda ticaretin kesintisiz ve hızlı işlemesi için Gümrüklerin Dijitalleştirilmesi, Tek Pencere, Konteyner ve Liman Takip Sistemi, Liman Tek Pencere Sistemi, Varış Öncesi Gümrükleme projeleri gibi birçok yenilikçi ve sonuç odaklı çalışmayı hayata geçirdiklerini anımsatan Pekcan, bakanlık hizmetlerinin tamamında elektronik sistemleri esas alan uygulamalara ağırlık verdiklerini bildirdi.

"İTHALAT VE İHRACATTA ANLIK BİLGİ SUNAN GET-APP"

Pekcan, dış ticaret yapanlara kolaylık sağlamak amacıyla ithalat ve ihracat işlemlerinin hangi aşamada olduğuna dair anlık bilgi sunan GET-APP'ın devreye alındığına işaret ederek, uygulama üzerinden gümrük işlemlerinde kullanılan elektronik belgelerin tekil veya toplu halde görüntülenebildiğini, bunun da iş yapma yeteneğine önemli katkı sunduğunu dile getirdi.

SHIP uygulamasıyla da belirli bir dönemde Türkiye'de gerçekleştirilen tüm ithalat veya ihracat işlemlerine ait ortalama sürelerin farklı değişkenlere göre hesaplandığını aktaran Pekcan, ölçülen bu süreler üzerinde istatistiki analiz metotları uygulanarak tahmin modelleri geliştirdiklerini anlattı.

Pekcan, SHIP'teki sonuçları da GET-APP'a yansıttıklarını, ithalatçı ve ihracatçılara her işlem için tahmini veriyi bu program üzerinden sunmaya başladıklarını belirtti.

İki uygulamanın sağlayacağı katkılara dikkati çeken Pekcan, şunları kaydetti:

"Türkiye'deki ihracatçı ve ithalatçılar artık ticaret işlemlerinin ortalama ne kadar süreceğine ilişkin tahmini bilgiye GET-APP üzerinden ulaşabilecek. SHIP uygulamasıyla da ihracat ve ithalat süreçlerine dair analitik değerlendirmeler yaparak, işlem sürelerini kısaltan projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Bu iki yeni uygulamamızla dış ticaret süreçlerinin izlenebilirliği sağlanacak, maliyet ve iş yapış şekilleri daha verimli yönetilebilecek."

"AKSAKLIKLARA İLİŞKİN ÇÖZÜMLER GELİŞTİRİLECEK"

Bakan Pekcan, yeni devreye alınan SHIP uygulaması sayesinde ileri düzey istatistiki analizler yaparak bakanlığın ihracat ve ithalat süreçlerinde yer alan her aktörün iş performansının ölçülebildiğini söyledi.

Ölçüm sonuçlarının dış ticaret ve lojistik süreçlerde iyileştirmeye açık alanların belirlenmesinde önemli bir referans noktası olacağını vurgulayan Pekcan, "Dış ticaret ve lojistik süreçlerindeki aksaklıklar kolaylıkla görülebilecek. Tespit edilen aksaklıklara ilişkin çözümler geliştirilecek." diye konuştu.

Pekcan, bakanlık olarak bilişim sistemlerindeki yenilikleri ve veri analiz yöntemlerini önemli bir politika aracı olarak benimsediklerini sözlerine ekledi.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038502">6038502

Sun, 22 Sep 2019 11:21:38 Z

Pekcan, AA muhabirine, bakanlık olarak iç ve dış ticaret ile gümrüklerde dijitalleşmeyi yaygınlaştırmayı, elektronik platformları etkin kullanarak güvenli ve hızlı ticareti artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Bu kapsamda ticaretin kesintisiz ve hızlı işlemesi için Gümrüklerin Dijitalleştirilmesi, Tek Pencere, Konteyner ve Liman Takip Sistemi, Liman Tek Pencere Sistemi, Varış Öncesi Gümrükleme projeleri gibi birçok yenilikçi ve sonuç odaklı çalışmayı hayata geçirdiklerini anımsatan Pekcan, bakanlık hizmetlerinin tamamında elektronik sistemleri esas alan uygulamalara ağırlık verdiklerini bildirdi.

"İTHALAT VE İHRACATTA ANLIK BİLGİ SUNAN GET-APP"

Pekcan, dış ticaret yapanlara kolaylık sağlamak amacıyla ithalat ve ihracat işlemlerinin hangi aşamada olduğuna dair anlık bilgi sunan GET-APP'ın devreye alındığına işaret ederek, uygulama üzerinden gümrük işlemlerinde kullanılan elektronik belgelerin tekil veya toplu halde görüntülenebildiğini, bunun da iş yapma yeteneğine önemli katkı sunduğunu dile getirdi.

SHIP uygulamasıyla da belirli bir dönemde Türkiye'de gerçekleştirilen tüm ithalat veya ihracat işlemlerine ait ortalama sürelerin farklı değişkenlere göre hesaplandığını aktaran Pekcan, ölçülen bu süreler üzerinde istatistiki analiz metotları uygulanarak tahmin modelleri geliştirdiklerini anlattı.

Pekcan, SHIP'teki sonuçları da GET-APP'a yansıttıklarını, ithalatçı ve ihracatçılara her işlem için tahmini veriyi bu program üzerinden sunmaya başladıklarını belirtti.

İki uygulamanın sağlayacağı katkılara dikkati çeken Pekcan, şunları kaydetti:

"Türkiye'deki ihracatçı ve ithalatçılar artık ticaret işlemlerinin ortalama ne kadar süreceğine ilişkin tahmini bilgiye GET-APP üzerinden ulaşabilecek. SHIP uygulamasıyla da ihracat ve ithalat süreçlerine dair analitik değerlendirmeler yaparak, işlem sürelerini kısaltan projeler geliştirmeye devam edeceğiz. Bu iki yeni uygulamamızla dış ticaret süreçlerinin izlenebilirliği sağlanacak, maliyet ve iş yapış şekilleri daha verimli yönetilebilecek."

"AKSAKLIKLARA İLİŞKİN ÇÖZÜMLER GELİŞTİRİLECEK"

Bakan Pekcan, yeni devreye alınan SHIP uygulaması sayesinde ileri düzey istatistiki analizler yaparak bakanlığın ihracat ve ithalat süreçlerinde yer alan her aktörün iş performansının ölçülebildiğini söyledi.

Ölçüm sonuçlarının dış ticaret ve lojistik süreçlerde iyileştirmeye açık alanların belirlenmesinde önemli bir referans noktası olacağını vurgulayan Pekcan, "Dış ticaret ve lojistik süreçlerindeki aksaklıklar kolaylıkla görülebilecek. Tespit edilen aksaklıklara ilişkin çözümler geliştirilecek." diye konuştu.

Pekcan, bakanlık olarak bilişim sistemlerindeki yenilikleri ve veri analiz yöntemlerini önemli bir politika aracı olarak benimsediklerini sözlerine ekledi.

" target="_blank" rel="nofollow" title="Milliyet Haber">Milliyet Haber

Wild, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Varşova'nın 45 kilometre dışında, güneybatı yönünde inşa edilmesi ve ilk aşamada yılda 45 milyon yolcu kapasitesine sahip olması beklenen Merkez Havalimanı projesini kendisinin yönettiğini ve bu havalimanının son teknolojiler kullanılarak yapılacağını söyledi.

Türk Hava Yolları'nın Doğu Avrupa'da aktif olduğuna işaret eden Wild, Avrupa'nın en büyük havalimanlarından biri olacak Merkez Havalimanı için THY ve yer hizmetleri veren başka bir Türk şirketi ile temas halinde olduklarını bildirdi.

"Doğu'dan Avrupa Birliği'ne (AB) açılan kapı" olarak tanımlanan Polonya'nın geçen yıl hava taşımacılığında Çin'den sonra en hızlı büyüyen ülke olduğunu belirten Wild, "Kapasiteyi artırarak bundan faydalanmak istiyoruz. Dünyadaki diğer hava bağlantı noktalarıyla iş birliği de yapmak istiyoruz. Bunlardan birisi de İstanbul Havalimanı." diye konuştu.

"İSTANBUL HAVALİMANI, BİZİM İÇİN EN YAKIN ÖLÇÜT OLACAK"

Mikolaj Wild, İstanbul Havalimanı'nı hem finansal hem de "Avrupa'daki en büyük PPP projesi olması" yönünden dikkatlice incelediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bizim için bunun nasıl başarıldığını bilmek ilgi çekici olacak. İstanbul Havalimanı'nın finansal yapısı, bizim için çok ilham verici. İstanbul'daki projede yer alan şirketlerle iş birliğini de masaya yatırıyoruz. Bazı şirketler, İstanbul Havalimanı projesini en iyi projeleri olarak gösteriyorlar. Aynı zamanda havalimanının negatif yönlerine de bakıyoruz. İstanbul Havalimanı, bizim için en yakın ölçüt olacak."

TÜRK ŞİRKETLERİNE ORTAKLIK ÇAĞRISI

Polonya Altyapı Bakanı Yardımcısı Wild, Polonya Merkez Havalimanı'nın İstanbul Havalimanı'na rakip olacağı konusundaki analizlere katılmadıklarını belirterek, "Bunun nedeni, iki ülkenin değişik coğrafi bölgelerde bulunması ve hedefimizin AB'deki yolcular olması." dedi.

Polonya'da başta Varşova metrosu olmak üzere inşaat sektöründe önemli işlere imza atan Türk şirketi Gülermak AŞ'den çok memnun olduklarını dile getiren Wild, ülkenin 90 milyar avroluk lojistik yatırımları için Türk şirketlerine ortaklık çağrısında da bulundu.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038499">

Wild, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Varşova'nın 45 kilometre dışında, güneybatı yönünde inşa edilmesi ve ilk aşamada yılda 45 milyon yolcu kapasitesine sahip olması beklenen Merkez Havalimanı projesini kendisinin yönettiğini ve bu havalimanının son teknolojiler kullanılarak yapılacağını söyledi.

Türk Hava Yolları'nın Doğu Avrupa'da aktif olduğuna işaret eden Wild, Avrupa'nın en büyük havalimanlarından biri olacak Merkez Havalimanı için THY ve yer hizmetleri veren başka bir Türk şirketi ile temas halinde olduklarını bildirdi.

"Doğu'dan Avrupa Birliği'ne (AB) açılan kapı" olarak tanımlanan Polonya'nın geçen yıl hava taşımacılığında Çin'den sonra en hızlı büyüyen ülke olduğunu belirten Wild, "Kapasiteyi artırarak bundan faydalanmak istiyoruz. Dünyadaki diğer hava bağlantı noktalarıyla iş birliği de yapmak istiyoruz. Bunlardan birisi de İstanbul Havalimanı." diye konuştu.

"İSTANBUL HAVALİMANI, BİZİM İÇİN EN YAKIN ÖLÇÜT OLACAK"

Mikolaj Wild, İstanbul Havalimanı'nı hem finansal hem de "Avrupa'daki en büyük PPP projesi olması" yönünden dikkatlice incelediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bizim için bunun nasıl başarıldığını bilmek ilgi çekici olacak. İstanbul Havalimanı'nın finansal yapısı, bizim için çok ilham verici. İstanbul'daki projede yer alan şirketlerle iş birliğini de masaya yatırıyoruz. Bazı şirketler, İstanbul Havalimanı projesini en iyi projeleri olarak gösteriyorlar. Aynı zamanda havalimanının negatif yönlerine de bakıyoruz. İstanbul Havalimanı, bizim için en yakın ölçüt olacak."

TÜRK ŞİRKETLERİNE ORTAKLIK ÇAĞRISI

Polonya Altyapı Bakanı Yardımcısı Wild, Polonya Merkez Havalimanı'nın İstanbul Havalimanı'na rakip olacağı konusundaki analizlere katılmadıklarını belirterek, "Bunun nedeni, iki ülkenin değişik coğrafi bölgelerde bulunması ve hedefimizin AB'deki yolcular olması." dedi.

Polonya'da başta Varşova metrosu olmak üzere inşaat sektöründe önemli işlere imza atan Türk şirketi Gülermak AŞ'den çok memnun olduklarını dile getiren Wild, ülkenin 90 milyar avroluk lojistik yatırımları için Türk şirketlerine ortaklık çağrısında da bulundu.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038499">Haberi Oku

Wild, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Varşova'nın 45 kilometre dışında, güneybatı yönünde inşa edilmesi ve ilk aşamada yılda 45 milyon yolcu kapasitesine sahip olması beklenen Merkez Havalimanı projesini kendisinin yönettiğini ve bu havalimanının son teknolojiler kullanılarak yapılacağını söyledi.

Türk Hava Yolları'nın Doğu Avrupa'da aktif olduğuna işaret eden Wild, Avrupa'nın en büyük havalimanlarından biri olacak Merkez Havalimanı için THY ve yer hizmetleri veren başka bir Türk şirketi ile temas halinde olduklarını bildirdi.

"Doğu'dan Avrupa Birliği'ne (AB) açılan kapı" olarak tanımlanan Polonya'nın geçen yıl hava taşımacılığında Çin'den sonra en hızlı büyüyen ülke olduğunu belirten Wild, "Kapasiteyi artırarak bundan faydalanmak istiyoruz. Dünyadaki diğer hava bağlantı noktalarıyla iş birliği de yapmak istiyoruz. Bunlardan birisi de İstanbul Havalimanı." diye konuştu.

"İSTANBUL HAVALİMANI, BİZİM İÇİN EN YAKIN ÖLÇÜT OLACAK"

Mikolaj Wild, İstanbul Havalimanı'nı hem finansal hem de "Avrupa'daki en büyük PPP projesi olması" yönünden dikkatlice incelediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bizim için bunun nasıl başarıldığını bilmek ilgi çekici olacak. İstanbul Havalimanı'nın finansal yapısı, bizim için çok ilham verici. İstanbul'daki projede yer alan şirketlerle iş birliğini de masaya yatırıyoruz. Bazı şirketler, İstanbul Havalimanı projesini en iyi projeleri olarak gösteriyorlar. Aynı zamanda havalimanının negatif yönlerine de bakıyoruz. İstanbul Havalimanı, bizim için en yakın ölçüt olacak."

TÜRK ŞİRKETLERİNE ORTAKLIK ÇAĞRISI

Polonya Altyapı Bakanı Yardımcısı Wild, Polonya Merkez Havalimanı'nın İstanbul Havalimanı'na rakip olacağı konusundaki analizlere katılmadıklarını belirterek, "Bunun nedeni, iki ülkenin değişik coğrafi bölgelerde bulunması ve hedefimizin AB'deki yolcular olması." dedi.

Polonya'da başta Varşova metrosu olmak üzere inşaat sektöründe önemli işlere imza atan Türk şirketi Gülermak AŞ'den çok memnun olduklarını dile getiren Wild, ülkenin 90 milyar avroluk lojistik yatırımları için Türk şirketlerine ortaklık çağrısında da bulundu.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038499">6038499

Sun, 22 Sep 2019 11:19:12 Z

Wild, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Varşova'nın 45 kilometre dışında, güneybatı yönünde inşa edilmesi ve ilk aşamada yılda 45 milyon yolcu kapasitesine sahip olması beklenen Merkez Havalimanı projesini kendisinin yönettiğini ve bu havalimanının son teknolojiler kullanılarak yapılacağını söyledi.

Türk Hava Yolları'nın Doğu Avrupa'da aktif olduğuna işaret eden Wild, Avrupa'nın en büyük havalimanlarından biri olacak Merkez Havalimanı için THY ve yer hizmetleri veren başka bir Türk şirketi ile temas halinde olduklarını bildirdi.

"Doğu'dan Avrupa Birliği'ne (AB) açılan kapı" olarak tanımlanan Polonya'nın geçen yıl hava taşımacılığında Çin'den sonra en hızlı büyüyen ülke olduğunu belirten Wild, "Kapasiteyi artırarak bundan faydalanmak istiyoruz. Dünyadaki diğer hava bağlantı noktalarıyla iş birliği de yapmak istiyoruz. Bunlardan birisi de İstanbul Havalimanı." diye konuştu.

"İSTANBUL HAVALİMANI, BİZİM İÇİN EN YAKIN ÖLÇÜT OLACAK"

Mikolaj Wild, İstanbul Havalimanı'nı hem finansal hem de "Avrupa'daki en büyük PPP projesi olması" yönünden dikkatlice incelediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bizim için bunun nasıl başarıldığını bilmek ilgi çekici olacak. İstanbul Havalimanı'nın finansal yapısı, bizim için çok ilham verici. İstanbul'daki projede yer alan şirketlerle iş birliğini de masaya yatırıyoruz. Bazı şirketler, İstanbul Havalimanı projesini en iyi projeleri olarak gösteriyorlar. Aynı zamanda havalimanının negatif yönlerine de bakıyoruz. İstanbul Havalimanı, bizim için en yakın ölçüt olacak."

TÜRK ŞİRKETLERİNE ORTAKLIK ÇAĞRISI

Polonya Altyapı Bakanı Yardımcısı Wild, Polonya Merkez Havalimanı'nın İstanbul Havalimanı'na rakip olacağı konusundaki analizlere katılmadıklarını belirterek, "Bunun nedeni, iki ülkenin değişik coğrafi bölgelerde bulunması ve hedefimizin AB'deki yolcular olması." dedi.

Polonya'da başta Varşova metrosu olmak üzere inşaat sektöründe önemli işlere imza atan Türk şirketi Gülermak AŞ'den çok memnun olduklarını dile getiren Wild, ülkenin 90 milyar avroluk lojistik yatırımları için Türk şirketlerine ortaklık çağrısında da bulundu.

" target="_blank" rel="nofollow" title="Milliyet Haber">Milliyet Haber

Üzerindeki batarya sayesinde kullanıcısına pedal çevirdiğinde ekstra güç sağlayan bir bisiklet türü olan ve geleceğin bisikleti olarak gösterilen elektrik destekli bisiklet, Türkiye için giderek önemini artıran bir ihraç ürünü olarak dikkati çekiyor.

Avrupa Bisiklet Endüstrileri Konfederasyonu (CONEBI) verilerine göre, 2017'de 20 milyondan fazla bisikletin satıldığı kıta ülkelerinde 2 milyona yakın elektrik destekli bisiklet kullanıcısıyla buluştu.

Kısa vadede bu rakamın 5 milyona ulaşması, orta vadede ise satılan her iki bisikletten birinin elektrik destekli olması bekleniyor.

Normal bisiklete göre katma değeri yaklaşık 5 kat yüksek olan elektrikli bisiklette pazar potansiyelini fark eden Türk üreticiler de bu alandaki üretimlerini hızla artırıyor.

Avrupa Birliğinin Çin'den ithal edilen elektrik destekli bisikletlere yönelik anti-damping uygulamasının avantajını kullanan sektör, yerli batarya ve hücre üretimi yapan firmaların desteğiyle tamamı yerli ürünler geliştirmeyi hedefliyor.

TÜİK verilerine göre 2017 yılında sadece 219 adetle başlayan elektrik destekli bisiklet ihracatı, geçen yıl 2 bin 910, bu yılın 8 ayında ise 7 bin 155 adete yükseldi ve yaklaşık 5 milyon avroluk döviz girdisi sağlandı.

"ÜRETİM ÜSSÜ OLACAĞIZ"

Bisiklet Endüstrisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Anıl Şakrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği ülkelerinde elektrik destekli bisiklet satışının her geçen yıl katlandığını belirterek, Türkiye'deki üreticilerin bu fırsatı iyi değerlendireceğini söyledi.

Sektörün üretim planlamasını yavaş yavaş elektrik destekli bisikletlere kaydırdığına işaret eden Şakrak, şöyle konuştu:

"Elektrik destekli bisikletin yüksek katma değeriyle bisiklet ihracatımızı katlayarak artırabiliriz. Daha önemlisi kendi yan sanayimizi oluşturabiliriz çünkü elektrik destekli bisiklet üretimi arttıkça yan sanayi yatırımları da cazip hale gelecek. Ülkemizde batarya yatırımı konusunda ciddi yatırımlar var çünkü yerli batarya yatırımının ilerisinde hücre yapımına geçilmesiyle endüstrinin ithal ettiği parçalar, yerli üretimle karşılanacak ve katma değerin ülkede kalması sağlanacak. Ayrıca bu yatırımlar bizim ihracatta daha rekabetçi ve esnek olmamıza katkı sağlayacak. Böylece elektrikli bisiklet sektöründe Avrupa'ya çalışan tedarikçiler için önemli bir üretim üssü olacağız."

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038498">

Üzerindeki batarya sayesinde kullanıcısına pedal çevirdiğinde ekstra güç sağlayan bir bisiklet türü olan ve geleceğin bisikleti olarak gösterilen elektrik destekli bisiklet, Türkiye için giderek önemini artıran bir ihraç ürünü olarak dikkati çekiyor.

Avrupa Bisiklet Endüstrileri Konfederasyonu (CONEBI) verilerine göre, 2017'de 20 milyondan fazla bisikletin satıldığı kıta ülkelerinde 2 milyona yakın elektrik destekli bisiklet kullanıcısıyla buluştu.

Kısa vadede bu rakamın 5 milyona ulaşması, orta vadede ise satılan her iki bisikletten birinin elektrik destekli olması bekleniyor.

Normal bisiklete göre katma değeri yaklaşık 5 kat yüksek olan elektrikli bisiklette pazar potansiyelini fark eden Türk üreticiler de bu alandaki üretimlerini hızla artırıyor.

Avrupa Birliğinin Çin'den ithal edilen elektrik destekli bisikletlere yönelik anti-damping uygulamasının avantajını kullanan sektör, yerli batarya ve hücre üretimi yapan firmaların desteğiyle tamamı yerli ürünler geliştirmeyi hedefliyor.

TÜİK verilerine göre 2017 yılında sadece 219 adetle başlayan elektrik destekli bisiklet ihracatı, geçen yıl 2 bin 910, bu yılın 8 ayında ise 7 bin 155 adete yükseldi ve yaklaşık 5 milyon avroluk döviz girdisi sağlandı.

"ÜRETİM ÜSSÜ OLACAĞIZ"

Bisiklet Endüstrisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Anıl Şakrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği ülkelerinde elektrik destekli bisiklet satışının her geçen yıl katlandığını belirterek, Türkiye'deki üreticilerin bu fırsatı iyi değerlendireceğini söyledi.

Sektörün üretim planlamasını yavaş yavaş elektrik destekli bisikletlere kaydırdığına işaret eden Şakrak, şöyle konuştu:

"Elektrik destekli bisikletin yüksek katma değeriyle bisiklet ihracatımızı katlayarak artırabiliriz. Daha önemlisi kendi yan sanayimizi oluşturabiliriz çünkü elektrik destekli bisiklet üretimi arttıkça yan sanayi yatırımları da cazip hale gelecek. Ülkemizde batarya yatırımı konusunda ciddi yatırımlar var çünkü yerli batarya yatırımının ilerisinde hücre yapımına geçilmesiyle endüstrinin ithal ettiği parçalar, yerli üretimle karşılanacak ve katma değerin ülkede kalması sağlanacak. Ayrıca bu yatırımlar bizim ihracatta daha rekabetçi ve esnek olmamıza katkı sağlayacak. Böylece elektrikli bisiklet sektöründe Avrupa'ya çalışan tedarikçiler için önemli bir üretim üssü olacağız."

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038498">Haberi Oku

Üzerindeki batarya sayesinde kullanıcısına pedal çevirdiğinde ekstra güç sağlayan bir bisiklet türü olan ve geleceğin bisikleti olarak gösterilen elektrik destekli bisiklet, Türkiye için giderek önemini artıran bir ihraç ürünü olarak dikkati çekiyor.

Avrupa Bisiklet Endüstrileri Konfederasyonu (CONEBI) verilerine göre, 2017'de 20 milyondan fazla bisikletin satıldığı kıta ülkelerinde 2 milyona yakın elektrik destekli bisiklet kullanıcısıyla buluştu.

Kısa vadede bu rakamın 5 milyona ulaşması, orta vadede ise satılan her iki bisikletten birinin elektrik destekli olması bekleniyor.

Normal bisiklete göre katma değeri yaklaşık 5 kat yüksek olan elektrikli bisiklette pazar potansiyelini fark eden Türk üreticiler de bu alandaki üretimlerini hızla artırıyor.

Avrupa Birliğinin Çin'den ithal edilen elektrik destekli bisikletlere yönelik anti-damping uygulamasının avantajını kullanan sektör, yerli batarya ve hücre üretimi yapan firmaların desteğiyle tamamı yerli ürünler geliştirmeyi hedefliyor.

TÜİK verilerine göre 2017 yılında sadece 219 adetle başlayan elektrik destekli bisiklet ihracatı, geçen yıl 2 bin 910, bu yılın 8 ayında ise 7 bin 155 adete yükseldi ve yaklaşık 5 milyon avroluk döviz girdisi sağlandı.

"ÜRETİM ÜSSÜ OLACAĞIZ"

Bisiklet Endüstrisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Anıl Şakrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği ülkelerinde elektrik destekli bisiklet satışının her geçen yıl katlandığını belirterek, Türkiye'deki üreticilerin bu fırsatı iyi değerlendireceğini söyledi.

Sektörün üretim planlamasını yavaş yavaş elektrik destekli bisikletlere kaydırdığına işaret eden Şakrak, şöyle konuştu:

"Elektrik destekli bisikletin yüksek katma değeriyle bisiklet ihracatımızı katlayarak artırabiliriz. Daha önemlisi kendi yan sanayimizi oluşturabiliriz çünkü elektrik destekli bisiklet üretimi arttıkça yan sanayi yatırımları da cazip hale gelecek. Ülkemizde batarya yatırımı konusunda ciddi yatırımlar var çünkü yerli batarya yatırımının ilerisinde hücre yapımına geçilmesiyle endüstrinin ithal ettiği parçalar, yerli üretimle karşılanacak ve katma değerin ülkede kalması sağlanacak. Ayrıca bu yatırımlar bizim ihracatta daha rekabetçi ve esnek olmamıza katkı sağlayacak. Böylece elektrikli bisiklet sektöründe Avrupa'ya çalışan tedarikçiler için önemli bir üretim üssü olacağız."

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038498">6038498

Sun, 22 Sep 2019 11:15:06 Z

Üzerindeki batarya sayesinde kullanıcısına pedal çevirdiğinde ekstra güç sağlayan bir bisiklet türü olan ve geleceğin bisikleti olarak gösterilen elektrik destekli bisiklet, Türkiye için giderek önemini artıran bir ihraç ürünü olarak dikkati çekiyor.

Avrupa Bisiklet Endüstrileri Konfederasyonu (CONEBI) verilerine göre, 2017'de 20 milyondan fazla bisikletin satıldığı kıta ülkelerinde 2 milyona yakın elektrik destekli bisiklet kullanıcısıyla buluştu.

Kısa vadede bu rakamın 5 milyona ulaşması, orta vadede ise satılan her iki bisikletten birinin elektrik destekli olması bekleniyor.

Normal bisiklete göre katma değeri yaklaşık 5 kat yüksek olan elektrikli bisiklette pazar potansiyelini fark eden Türk üreticiler de bu alandaki üretimlerini hızla artırıyor.

Avrupa Birliğinin Çin'den ithal edilen elektrik destekli bisikletlere yönelik anti-damping uygulamasının avantajını kullanan sektör, yerli batarya ve hücre üretimi yapan firmaların desteğiyle tamamı yerli ürünler geliştirmeyi hedefliyor.

TÜİK verilerine göre 2017 yılında sadece 219 adetle başlayan elektrik destekli bisiklet ihracatı, geçen yıl 2 bin 910, bu yılın 8 ayında ise 7 bin 155 adete yükseldi ve yaklaşık 5 milyon avroluk döviz girdisi sağlandı.

"ÜRETİM ÜSSÜ OLACAĞIZ"

Bisiklet Endüstrisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Anıl Şakrak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği ülkelerinde elektrik destekli bisiklet satışının her geçen yıl katlandığını belirterek, Türkiye'deki üreticilerin bu fırsatı iyi değerlendireceğini söyledi.

Sektörün üretim planlamasını yavaş yavaş elektrik destekli bisikletlere kaydırdığına işaret eden Şakrak, şöyle konuştu:

"Elektrik destekli bisikletin yüksek katma değeriyle bisiklet ihracatımızı katlayarak artırabiliriz. Daha önemlisi kendi yan sanayimizi oluşturabiliriz çünkü elektrik destekli bisiklet üretimi arttıkça yan sanayi yatırımları da cazip hale gelecek. Ülkemizde batarya yatırımı konusunda ciddi yatırımlar var çünkü yerli batarya yatırımının ilerisinde hücre yapımına geçilmesiyle endüstrinin ithal ettiği parçalar, yerli üretimle karşılanacak ve katma değerin ülkede kalması sağlanacak. Ayrıca bu yatırımlar bizim ihracatta daha rekabetçi ve esnek olmamıza katkı sağlayacak. Böylece elektrikli bisiklet sektöründe Avrupa'ya çalışan tedarikçiler için önemli bir üretim üssü olacağız."

" target="_blank" rel="nofollow" title="Milliyet Haber">Milliyet Haber

Eylül 2019 ve Şubat 2020 dönemlerinde yapılması planlanan ödemelerin ilkinin 19 Eylül Cuma günü yatırıldığını belirten Selçuk, şunları kaydetti:

315 lira hesaba yattı

“325 bin 415 öğrencinin ailelerinin hesabına 315.77 lira teşvik ödemesi yatırıldı. Toplamda 16 milyon 270 bin 750 euro değerinde ödeme yapıldı. Çocuklarımız bizim için çok kıymetli. Onların, ailelerinin yaşadıkları maddi sıkıntılardan ötürü eğitim hayatından kopmalarına asla izin vermeyiz. Ülkemizin yarınları olan yavrularımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmaya devam edeceğiz.”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından AB IPA 2014-2020 programı kapsamında geliştirilen “Türkiye’deki Şartlı Eğitim Yardımı Programının Lise Devam Oranları Üzerine Etkisinin Artırılması Projesi” ile lise çağındaki yoksul aile çocuklarının erken okul terk oranının sosyal yardım ve sosyal hizmet faaliyetleriyle azaltılması amaçlanıyor.

Şartlı Nakit Transferi (ŞNT) programının eğitim ve sağlık olarak iki bileşeni bulunuyor. Eğitim bileşeni altında verilen Şartlı Eğitim Yardımları (ŞEY) kapsamında okul öncesinden lise son sınıfa kadar örgün eğitime katılan 4-20 yaş arası yoksul öğrencilere düzenli yardımlar yapılıyor. Böylece kısa vadede yoksul ailelere düzenli maddi destek sağlanıyor, uzun vadede okullaşma artırılıyor.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038342">

Eylül 2019 ve Şubat 2020 dönemlerinde yapılması planlanan ödemelerin ilkinin 19 Eylül Cuma günü yatırıldığını belirten Selçuk, şunları kaydetti:

315 lira hesaba yattı

“325 bin 415 öğrencinin ailelerinin hesabına 315.77 lira teşvik ödemesi yatırıldı. Toplamda 16 milyon 270 bin 750 euro değerinde ödeme yapıldı. Çocuklarımız bizim için çok kıymetli. Onların, ailelerinin yaşadıkları maddi sıkıntılardan ötürü eğitim hayatından kopmalarına asla izin vermeyiz. Ülkemizin yarınları olan yavrularımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmaya devam edeceğiz.”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından AB IPA 2014-2020 programı kapsamında geliştirilen “Türkiye’deki Şartlı Eğitim Yardımı Programının Lise Devam Oranları Üzerine Etkisinin Artırılması Projesi” ile lise çağındaki yoksul aile çocuklarının erken okul terk oranının sosyal yardım ve sosyal hizmet faaliyetleriyle azaltılması amaçlanıyor.

Şartlı Nakit Transferi (ŞNT) programının eğitim ve sağlık olarak iki bileşeni bulunuyor. Eğitim bileşeni altında verilen Şartlı Eğitim Yardımları (ŞEY) kapsamında okul öncesinden lise son sınıfa kadar örgün eğitime katılan 4-20 yaş arası yoksul öğrencilere düzenli yardımlar yapılıyor. Böylece kısa vadede yoksul ailelere düzenli maddi destek sağlanıyor, uzun vadede okullaşma artırılıyor.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038342">Haberi Oku

Eylül 2019 ve Şubat 2020 dönemlerinde yapılması planlanan ödemelerin ilkinin 19 Eylül Cuma günü yatırıldığını belirten Selçuk, şunları kaydetti:

315 lira hesaba yattı

“325 bin 415 öğrencinin ailelerinin hesabına 315.77 lira teşvik ödemesi yatırıldı. Toplamda 16 milyon 270 bin 750 euro değerinde ödeme yapıldı. Çocuklarımız bizim için çok kıymetli. Onların, ailelerinin yaşadıkları maddi sıkıntılardan ötürü eğitim hayatından kopmalarına asla izin vermeyiz. Ülkemizin yarınları olan yavrularımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmaya devam edeceğiz.”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından AB IPA 2014-2020 programı kapsamında geliştirilen “Türkiye’deki Şartlı Eğitim Yardımı Programının Lise Devam Oranları Üzerine Etkisinin Artırılması Projesi” ile lise çağındaki yoksul aile çocuklarının erken okul terk oranının sosyal yardım ve sosyal hizmet faaliyetleriyle azaltılması amaçlanıyor.

Şartlı Nakit Transferi (ŞNT) programının eğitim ve sağlık olarak iki bileşeni bulunuyor. Eğitim bileşeni altında verilen Şartlı Eğitim Yardımları (ŞEY) kapsamında okul öncesinden lise son sınıfa kadar örgün eğitime katılan 4-20 yaş arası yoksul öğrencilere düzenli yardımlar yapılıyor. Böylece kısa vadede yoksul ailelere düzenli maddi destek sağlanıyor, uzun vadede okullaşma artırılıyor.

" target="_blank" rel="nofollow" title="6038342">6038342

Sun, 22 Sep 2019 07:51:01 Z

Eylül 2019 ve Şubat 2020 dönemlerinde yapılması planlanan ödemelerin ilkinin 19 Eylül Cuma günü yatırıldığını belirten Selçuk, şunları kaydetti:

315 lira hesaba yattı

“325 bin 415 öğrencinin ailelerinin hesabına 315.77 lira teşvik ödemesi yatırıldı. Toplamda 16 milyon 270 bin 750 euro değerinde ödeme yapıldı. Çocuklarımız bizim için çok kıymetli. Onların, ailelerinin yaşadıkları maddi sıkıntılardan ötürü eğitim hayatından kopmalarına asla izin vermeyiz. Ülkemizin yarınları olan yavrularımızı geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmaya devam edeceğiz.”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından AB IPA 2014-2020 programı kapsamında geliştirilen “Türkiye’deki Şartlı Eğitim Yardımı Programının Lise Devam Oranları Üzerine Etkisinin Artırılması Projesi” ile lise çağındaki yoksul aile çocuklarının erken okul terk oranının sosyal yardım ve sosyal hizmet faaliyetleriyle azaltılması amaçlanıyor.

Şartlı Nakit Transferi (ŞNT) programının eğitim ve sağlık olarak iki bileşeni bulunuyor. Eğitim bileşeni altında verilen Şartlı Eğitim Yardımları (ŞEY) kapsamında okul öncesinden lise son sınıfa kadar örgün eğitime katılan 4-20 yaş arası yoksul öğrencilere düzenli yardımlar yapılıyor. Böylece kısa vadede yoksul ailelere düzenli maddi destek sağlanıyor, uzun vadede okullaşma artırılıyor.

" target="_blank" rel="nofollow" title="Milliyet Haber">Milliyet Haber
Başvuru Formu Giriş

Şifremi Unuttum?
Başvuru Formu Giriş

Üyeliğiniz Onaylandıktan Sonra Giriş Yapabilirsiniz.
Başvuru Formu Giriş

Üyelik Formu